EMEĞİ SÖMÜRÜLEN MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİNE YİNE ÖLÜM

BASINA VE KAMUOYUNA

KAR HIRSI UĞRUNA, İNSANLIK DIŞI KOŞULLARDA ÇALIŞTIRILAN, EMEĞİ SÖMÜRÜLEN MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİNE YİNE ÖLÜM

            İş cinayetlerinde dünya birinciliğini sürdüren Türkiye'de dün sabah yine bir işçi katliamına uyandık. Mevsimlik tarım işçileri taşıyan kamyonetin süt tankeri ile çarpışması sonucunda 13’ü kadın olmak üzere 15 mevsimlik tarım işçisi yaşamını yitirdi, 2 kişi ise ağır yaralandı.  

            Kazalarla birlikte gündeme gelen tarım işçilerinin yaşadıkları, birkaç gün sonra unutulup gidiyor ve istatistik rakamları olarak kalmaya devam ediyor. Köklü bir çözüm ise yaşama geçirilmiyor.

            Yetkililer tarafından yine ''Kaza ve Fıtrat ''olarak değerlendirilecek olan  bu  katliamın tesadüf olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu katliamın sorumlusu yıllardır uyguladığı neo liberal tarım politikalarıyla köylüleri mülksüzleştirip, yoksullaştırarak, ucuz iş gücü için kullanmak isteyen siyasi iktidardır. Bu yoksullaşmanın en büyük bedelini ise güvencesiz ve örgütsüz çalışmak zorunda bırakılan tarım işçileri ödüyor.

            Beslenmeden, barınmaya, sağlıktan ulaşıma varana dek insana yakışmayacak şartlarda temel ihtiyaçlarını karşılamak zorunda bırakılıyor. Derme çatma çadırlarda yaşayıp, karın tokluğuna çalışarak yaşama mücadelesi veriyor. Yaklaşık 485 bin tarım işçisi bir elinde yatağı, diğerinde tası tabağıyla sürekli göç ederek iş bulmaya çalışıyor. Yılın neredeyse on ayını tarlalarda ve yollarda geçiren tarım işçilerinin çocukları okula gidemiyor, çünkü çocuklarıyla çalışmak zorunda kalıyorlar. Okullar açıldığında hala ekmek parasını kazanmaya çalışan bu çocuklar, sömürü düzeninin parçası haline dönüşerek hem çocukluklarından hem de geleceklerinden oluyorlar. Sağlıksız koşulların yarattığı salgın hastalıklara karşı mücadele ediyorlar. Kamyonet, traktör gibi araçların kasalarında,(maliyeti düşük tutmak amacıyla) deyim yerindeyse istiflenerek taşınıyorlar.

            Bunca bedele ve sömürüye karşın sadaka olabilecek bir ücretle çalışmak zorunda bırakılan, çoğu zaman bu ücreti bile zamanında alamayan, hakkı olmayan, hak arayamayan, sadece sömürülen sonunda da göç yollarında katliam gibi kazalarda ölen tarım işçileri…

            Sadece paranın değer olarak görüldüğü, insan hayatının hiçe sayıldığı bu düzende tarım işçilerinin kazası değil katliamı söz konusudur. Tarım işçileri için kurulan Meclis Araştırma Komisyonunda dahi başta ulaşım sorunu olmak üzere, bazı sorunlar ele alındı. Pek çok eksiği olmakla beraber, o gün itibariyle gerekli yasal tedbirler alınsa, düzenlemeler yapılsaydı dün Yozgat ve Tokat’ ta bugün Manisa’ da ki katliamlar yaşanmayabilirdi.

Vahşi sömürü düzeni sonucu can vermiş tüm işçilerin ailesine başsağlığı, yaralı olan işçi kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Mevsimlik tarım işçilerinin yaşama ve çalışma koşulları hepimizin ayıbı, ölümleri hepimizin acısıdır. Sorumluları biran önce tedbir almaya, gerekli yasal düzenlemeleri yapmaya, çağırıyoruz.

Tarım işçilerinin emeğinin sömürüsü son bulsun.07/07/2015

 

                                                                 TARIM ORKAM SEN GENEL MERKEZİ

 

 

 

 

 

   
Adakale Sokak, Ada apt. No: 8/13 Yenişehir – ANKARA
Telefon : 0312 430 5811 - Faks : 0312 430 1563
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Tarım Orkam Sen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Yazılım: Hatırnaz Yazılım