İŞİD’İ KINADIĞI İÇİN İŞİNDEN OLDU

Bilindiği üzere İŞİD terör örgütü tarafından 20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç’ta yüreğimizi acıtan vicdanlarımızı yaralayan; insanlığımızı bir kez daha bize sorgulatan bir katliam yaşandı. Sendikamız Suruç katliamını kınamayı insanlığın bir görevi olarak saymıştır. İŞİD terör örgütünün neler yapabileceğini o zaman yüreğimizde hissetmiştik. Sonrasında gelişen Ankara ve Paris katliamlarıyla maalesef öngörümüzde haklı çıkmanın üzüntüsü içerisindeyiz. Sendikal mücadele sürecinde; Orta Doğudaki savaş anlayışıyla ne yazık ki acımızı yaşamamıza bile izin vermeyen 21.yy nin iktidar tanımlaması içerisinde, acıyı normalleştirme ve acıyı duyarsız kılma somutuyla karşı karşıya kaldık. 21 Temmuz 2015 tarihinde Suruç katliamını kınamak için Ağrıda yapılan sendikal eylemsellikler gerekçesiyle, Genel Kadın Sekreterimiz Suzan KOTAY dahil 11 KESK’li arkadaşımız valilikçe hukuksuz bir şekilde görevden uzaklaştırılmışlardır. Daha sonra gerek Konfederasyonumuz KESK gerekse de Genel Merkezimiz Ağrı yerelinde bulunan sivil toplum örgütleri ve yöneticilerinin girişimleri sonucu arkadaşlarımız işlerine dönebilmişlerdir. Ancak biz daha dönmelerine sevinememişken haklarında Ağrı Emniyetince soruşturma açılmış olup davanın politik mecradan çıkarılacak kadar intikam anlayışıyla yapıldığını gördük. Hukuki süreci takip etmek üzere Ağrı ili ziyaretimiz ve Ağrı Valisi ile görüşmelerimiz sonucunda bu hukuksuzluğun sona ereceği inancıyla çalışmalarımızı yürütürken; Ankara da yüreğimizde bomba patlatıldı. Patlamada ölen yoldaşlarımızın yasını tutamadan bu seferde arkadaşlarımıza memurluktan atılmak üzere disiplin soruşturması açıldığını duyduk. Soruşturma açılan arkadaşlarımızın tamamı sendika yöneticisi olduklarından hukuk inancımızı bu güne kadar koruyarak yüksek disiplin kurulundan döneceğine inandık.

Ancak 17 Kasım 2015 tarihinde MYK üyemiz Suzan KOTAY Orman Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu tarafından görülen soruşturmasında; soruşturmaya konu basın açıklaması metnine katıldığı için “safını belli etmişsin” diyerek memurluk görevine son verdiler. Yüksek Disiplin Kurulunda sendika avukatımız ve temsilcimizin yaptığı savunmayı “işimiz var” diyerek hiç dinlemeden karar almaları aslında kararın önceden verildiğini net olarak göstermektedir. 2003/37 Sayılı Başbakanlık Genelgesinde “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 15’inci ve 399 sayılı KHK’nin 17’nci maddesi hükümleri gereği sendika yöneticisi kamu görevlilerinin, kamu görevleri ile ilgili olmayan konularda yapacakları basın açıklamaları ve mesai saatleri dışında sendikal faaliyetlere katılanlar hakkında disiplin soruşturması yapılmayacaktır.” Hükmü açıkça yer almaktayken Suruç katliamını kınamak için yapılan basın açıklamasına; Konfederasyonumuzun (KESK) çağrısı üzerine mesai saatleri dışında katılan MYK üyemiz Suzan KOTAY’ın meslekten çıkarılması, kimin safının kime karşı olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır.

            Gerçek ile düşünce arasında radikal bir karar alınmadığı zaman saçmalıkların ağırlığı abartılmaya başlar. Bir kez daha buradan iktidara ve hukuku iktidar anlayışı olarak görenlere sesleniyoruz. Sizin soyut ve yoruma dayalı anlayışınızın tarihin lanetli çöplüğünde yerini bulacağından hiç şüpheniz olmasın. Bizler demokrasiye inanan güçler olarak hiçbir katliama bedeli ne olursa olsun sessiz kalmayacağımızı belirtiyoruz. Her türlü hukuki süreci işleteceğiz. Demokratik yaşam şiarını daha da güçlendirerek hukuksuzluğu dayatan anlayışı mahkûm edinceye kadar mücadele kararlılığımız sürecektir.18.11.2015

                                                                                                             TARIM ORKAM-SEN GENEL MERKEZİ


   
Adakale Sokak, Ada apt. No: 8/13 Yenişehir – ANKARA
Telefon : 0312 430 5811 - Faks : 0312 430 1563
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Tarım Orkam Sen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Yazılım: Hatırnaz Yazılım