7. DÖNEM 1. KADIN MECLİSİ TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ


Değerli mücadele arkadaşlarım,

Savaşların, katliamların, tecritlerin ve ahlaki çöküntünün en üst düzeyde olduğu zamanlardan geçmekteyiz. Yaşadığımız bu dönemde iktidar ülkeyi yönetme derdi olan bir iktidardan çok, kendi iktidarlarını koruma derdine düştükleri için daha fazla hukuksuzluk daha fazla yıkım anlayışını geliştirmeleri doğaldır. Normal şartlarda algı operasyonuyla kontrol edebilecek alanlar yaratmaya çalışan iktidarlar söz konusu kendi meşruiyetleri ya da devamlılığı olduğunda baskı aracını devreye sokarlar. Her türlü hukuksuzluğu kendileri için yaparlar. Çünkü iktidarlar için anı kurtarma geleceği kurtarmadır. Onlar için esas olan şoven, milliyetçi duyguyu  ayakta tutabilmektir. Ekonomik buhran, mülteci politikaları, yargının bağımsız olamayışı ülkeyi uçuruma sürüklemektedir.

Böylesi karanlık bir iktidarın yarattığı sorunlar uzun süredir hayatımızı sarsan pandemi süreci ile  daha da görünür olmuştur. Ekonomik kriz ve yoksulluk giderek artmakta , yapılan zamlarla halkın gelir düzeyi arasındaki uçurum derinleşmektedir. Sosyal devlet olgusu unutulmuş, tüm talepler “fazlasıyla yapıyoruz” yalanlarıyla kamufle edilmiştir. Kendisi gibi düşünmeyen, kendi sini desteklemeyen herkesi terörist olarak etiketleyen akp, her gün rantına rant katarken, yandaşını zengin ederken, krizi emekçilere, kadınlara işsizlere ,barış savunucularına yüklemiştir. İşsizlik sorunu artmakta ve insanca yaşama dair tüm temel haklarımız paralı bir hale getirilmiştir. Herşeyin metalaştırıldığı bir ortamda parana göre eğitim paran göre sağlık hizmeti uygulanmaktadır. Devlet dairelerinin içi boşaltılmış, özel sektöre peşkeş çekilmiştir, Nitelikli ve parasız olması gereken temel alanlar halklarımız gasp edilmiş, sınıf ayrımı  derinleştirilmiştir.

Kullanılan savaş dili ile ülkemizde yürütülen barış ve demokrasi mücadelesi yok sayılmakta, baskılanarak boşa düşürülmeye çalışılmaktadır.

Akp-Mhp  faşist bloğunun yürüttüğü ittifak, kadın, doğa ve insanlık düşmanı örgütlerin sözcüsü adeta temsilcisi olmuştur. Yürüttükleri gerilim politikaları ile emekçi kıyımı, kadın kıyımı, taciz ve tecavüzler hat safhaya ulaşmıştır. Bloğun kadın ve çocuğa verdiği değer, doğaya yaklaşımları ve politikaları ortada iken pandemi gibi bir krizle karşı karşıya kalınca, kadınların cinsiyet eşitliği yönündeki kazanımlarına darbe indirilmiş ve  eski rollere geri dönüşe yol açmıştır. Böylesi dönemlerde kadın emek gücü, üretimden önemli oranda dışlanır. Cinsiyetçi iş bölümü bakımından ev, kadının esas çalışma alanı olarak ele alındığından kriz dönemlerinde ilk olarak kadın işten çıkarılır. Kadınların önemli bir bölümünün kayıt dışı çalışıyor olması, üretim süreçlerine düzenli bir biçimde katılan kadın sayısının azlığı, kadın emek gücünün daha çok yalın emek gerektiren işlerde kullanılması ve kadın sendikalaşma oranının düşüklüğü kadınların işten çıkarılmasını kolaylaştırır. Yine bu dönem, işten atmalar bir tehdit unsuru olarak kadının önüne sürülür. Kadınların üzerindeki başta ekonomik olmak üzere fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddet biçimleri yoğunlaşır. Ve kriz dönemleri başlı başına bir şiddet olgusu haline gelir. Böylece pandemi, zaten var olan eşitsizlikleri daha görünür hale getirmiştir.

Ekolojik yapı, sahte bir beceriksizlik bahanesiyle ya da güvenlik sebebi deyip bombardımanlarla yakılıp söndürülemeyen yangınlar  sonucunda, rant uğruna talan edilmekte. Çıkan orman yangınlarından biliyoruz ki yersiz yurtsuz kalanlar sadece insanlar değil, yakılan ormanlarda yaşayan canlılar, önüne set çekilen nehirler, sokakta kimsesiz kalan hayvanlardır da. Yaban yaşamı yok edilmektedir. Doğa düşmanı politikalarla doğal alalarımızı rant için, ihale için yandaşlarına ,büyük şirketlere ve müteahitlere   peşkeş çekilmiştir.

Doğal alınların tüm canlıların ortak alnı olduğunu unutan mevcut iktidar HES, RES, termik santral nükleer santral gibi yok edici politikalara derhal son vermelidir. Güvenlik sebebiyle baraj yapımına ve  orman yangınlarını çıkarmaya son vermeli, yangınlara güvenlik gerekçesi sunarak müdahaleye etmemezlik yapmamalıdır.

Bölgedeki kirli savaş politikalarına son verilmelidir.

Küresel iklim değişikliklerin bir sonucu olarak karşı karşıya kaldığımız orman yangınları doğal yaşamın her bir halkası için gerçekten büyük bir tehlike olmaktadır ve can yakıcıdır.

Orman yangınlarıyla ve diğer her türlü doğal afetlere karşı mücadele eylem planları kamuoyuna net bir şekilde açıklanmalı gerekli hazırlıklar ve ekipmanlar temin edilmeli, halkın parası keyfi yerlere aktarılmamalıdır. Sonuç TOKİ aracılı ile  para aktarımı olamamalıdır.

 Ülke yangın yerine dönmüşken, yapılması gereken şey, devrimcilerin güncel eylem programı ile AKP stratejisinin zayıf halkalarına vurmak, halk düşmanı yönlerini açığa çıkarıp teşhir etmektir.

 Toplumsal meşruiyeti sarsılmış bir iktidar ancak ideolojik ve politik olarak tutarlı ve kararlı bir muhalefet çizgisi ile devrilebilir. Bizler tüm tehditlere, katilleri savunan hukuka, kadını kül kedisi, ev işlerinin kölesi gören zihniyete, dinciliğe; otoriterleşen, hayatlarımıza kendini her alanda dayatan muhafazakarlığa, kentlerin ormanların talanına, savaşlarla, göçlerle toplumun paramparça edilmesine müsaade etmeyeceğiz. 

Bu belirlemeler ışığında 01.10.2021 tarihinde gerçekleştirdiğimiz TARIM ORKAM-SEN Kadın Meclisi, bir günlük çalışmasını  40 0C  altında güvencesiz ve esnek çalıştırılan mevsimlik kadın tarım işçileri ve çocuklara adamıştır. 

 

ÖNERİLER:

1-Sendikaya ait bülten hazırlanırken kadının doğa, ekoloji, ekonomi ile olan bağının daha güçlü işlenmesi.

2-Sendikamızda eril ve tekçi bir dilin kullanılmasına karşı ortak ve net bir tavır alınmasına. Eril dil ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair atölye, panel gibi çalışmaların yapılmasına.

3-Kadın Meclisi toplantılarında ihtiyaç duyulan konularda eğitim çalışması yapılması için planlamalar yapılması.

4-Tarım arazilerinin imara açılmasına, HES’lere, barajlara, nükleer santrallere dönüştürmeyi amaçlayan müdahalelere karşı sendika olarak eylem ve etkinlikler düzenlenmesi.

5--Türkiye’de barış dilinin geliştirilmesi ve barışın sağlanması için dün de olduğu gibi bugünde Türkiye’nin  özellikle batısında bu eylemselliklerin gerçekleştirilmesinin desteklenip dahil olunması.

6- Örgütleme yöntemleri üzerine çeşitli eğitimlerin yapılması.

7- Kadınlar olarak iş yerlerine örgütleme çalışmaları  planlanması.

8- 8 marta kadar bülteni çıkarılması.

25 KASIM’A GİDERKEN;

  1. Şiddet  türleri ile ilgili materyal hazırlanması
  2. Şiddet türlerini anlatan bir panel yapılması ( karmaya)
  3. İhraç kadınlarla dayanışma
  4. Sosyal medyanın aktif kullanılması

KESK kadın meclisine önerilerimiz:

  1. İstanbul sözleşmesinin yürülükte olduğu ülkelerdeki kadın örgütlerinden dayanışma çağrısında bulunulması
  2. Mobbig ile ilgili materyal çalışmasının yapılması
  3. Yoga kampı düzenlenmesi

 

                                                                                     01.10.2021

                                                                                         Ankara

Facebook'ta Paylaş

Adakale Sokak, Ada apt. No: 8/7 Yenişehir – ANKARA
Telefon : 0312 430 5811-12 & Faks : 0312 430 1563
E-Posta : tarimorkam@ttmail.com
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Tarım Orkam Sen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Yazılım: Hatırnaz Yazılım